Sadeyağ (Ghee), şifalı otların tedavi edici özelliklerini vücudun tüm dokularına taşır…

678
Sadeyağ

Prof. Dr. Arzu ÇAĞRI MEHMETOĞLU

SAÜ Gıda Mühendisliği Bölümü

Sade tereyağı başka bir isimle “ghee” , yağın içeriğindeki suyu buharlaştırarak çıkarmak için tereyağı veya kremanın yüksek sıcaklıkta ısıtılması ve ardından çöken kalıntıların filtrelenmesiyle hazırlanır.

Türkiye’de geleneksel olarak çoğunlukla kırsal kesimde kullanılan sade yağ; özellikle mera ve otlaklarda serbest dolaşan hayvanların ilkbahar ve yaz aylarında çiçeklerden edindikleri değerli içeriği’de gözönünde tutmak kaydı ile önemsenecek derecede şifa kaynağıdır. Sade yağ besin kaynağı olmasının ötesinde, bazı kültürlerde kutsal kabul edilir ve örneğin Hindistan’da diyette kullanıldığı kadar dini ritüellerde de kullanılır.

Eski Hindistan’da sade yağla pişirilen yiyeceklerin saflığının arttığına inanılırdı. Bu bağlamda, Ayurveda*, geleneksel olarak ghee’yi birçok faydalı özelliği ile en sağlıklı yenilebilir yağ kaynağı olarak kabul etmiş vede sade yağın vücudu çeşitli hastalıklardan koruyarak  insan ömrünü uzattığı na inanılmıştır.(Tirtha ve  Bayville, 199 8)

Sadeyağın sindirimi kolaylaştırdığı, emilimi ve uyumu iyileştirmesinin yanısıra, ayrıca hafızayı geliştirip, beyin ve sinir sistemini de güçlendirdiğine inanılmıştır.

Sadeyağ (Ghee)

Ghee, şifalı otların tedavi edici özelliklerini vücudun tüm dokularına taşır. Bitkilerin özlerini vücudun daha derin doku katmanlarına taşımak için mükemmel bir araçtır..

Sade yağ, alerji, cilt ve solunum yolu hastalıklarının tedavisi dahil olmak üzere çok sayıda tıbbi uygulama için Ayurveda’da yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Birçok Ayurvedik preparat, şifalı otların yağ haline getirilmesiyle yapılır. Ghee, şifalı otların tedavi edici özelliklerini vücudun tüm dokularına taşır. Bitkileri vücudun daha derin doku katmanlarına taşımak için mükemmel bir araçtır ( Lad, 1998). Herhangi bir terapötik formülasyondan maksimum fayda elde etmek için hedef organ sistemine uygun sindirim, absorpsiyon ve uygulama çok önemlidir; ghee’nin lipofilik etkisi, hücre zarı da lipid içerdiğinden hedef organa taşınmasını ve hücre içinde nihai iletimi kolaylaştırır (Sharma, 1990).

 Otların ve bitki özlerinin farklı formlarını karşılaştıran bir çalışma, toz veya tablet şeklinde kullanıma kıyasla, ghee ile kullanıldıklarında etkinliğin arttığını bulmuştur (Sserunjogi ve ark., 1998).

Yağda eriyen A ve E vitaminleri bakımından  zengin olan sade yağın besleyici değeri yüksektir. Aynı zamanda kazein ve laktoz gibi allerjen maddelerden arındırıldığı için laktoz intoleransı olanlar rahatlıkla tüketebilirler. Orta zincirli yağ asitleri bakımından zengin olduğundan karaciğerde doğrudan absorbe edilir ve enerji olarak kullanıldığı için vücutta depolanmaz. Sade yağın içeriğinde bulunan kısa zincirli bir yağ asidi olan bütirik asit mide ve bağırsak için çok faydalıdır. Bütirik asit hücre duvarını desteklemekte ve anti kanser etkisi olduğu bilinmektedir.   Bunun yansıra obezite, metabolik sendrom ve kolon kanseri gibi pek çok hastalıkta olumlu etkileri ile ilgili çalışmalar mevcuttur (Russo vd. 1999).

Sade yağ ile yapılan diğer bazı çalışmalarda da kolesterol seviyesine ve damar hastalıklarına olan etkisinin istatistiksel olarak önemli olmadığı gösterilmiştir. Hatta, Hindistan’da kırsal bir nüfus üzerinde yapılan çalışma, daha yüksek miktarda ghee tüketen erkeklerde koroner kalp hastalığının önemli ölçüde daha düşük prevalansını göstermiştir. (Gupta ve Prakash, 1997). Bunun yanı sıra bazı diğer çalışmalarda ise , yüksek dozda ilaçlı yağ, sedef hastalarında serum kolesterolü, trigliseritleri, fosfolipitleri ve kolesterol esterlerini düşürmüştür. Hastaların sedef hastalığı semptomlarında da önemli gelişmeler olduğu gözlenmiştir.  (Kumar ve ar., 1999; Shingala ve ark. 2019).

Sonuç olarak, sade yağ tüketimi insan sağlığını birçok yönden iyileştirecek etkiye sahiptir diyebiliriz. Sade yağın gıda tüketicileri tarafından bilinmeyen sağlık faydalarının keşfedilmesi ile bu ürün daha geniş zümreye ulaşması sağlanacaktır.

*  Ayurveda, kökeni Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan 5,000 yıllık bir doğal şifa sistemi olup, insanoğluna beşeri potansiyelinin üst sınırını gerçekleştirirken, her yönden dengede ve zinde kalmasına yardımcı olan bir bilgelikler bütünüdür.

Gupta R, Prakash H. Association of dietary ghee intake with coronary heart disease and risk factor prevalence in rural males. (83).J Indian Med Assoc. 1997;95:67–69. 

Kumar MV, Sambaiah K, Mangalgi SG, Murthy NA, Lokesh BR. Effect of medicated ghee on serum lipid levels in psoriasis patients. Indian J Dairy & Biosci. 1999;10:20–3.

Lad V. New York: Harmony Books; 1998. The Complete Book of Ayurvedic Home Remedies.

Russo, G. L., Della Pietra, V., Mercurio, C., Palumbo, R., Iacomino, G., Russo, M., … & Zappia, V. (1999). Protective effects of butyric acid in colon cancer. In Advances in Nutrition and Cancer 2 (pp. 131-147). Springer, Boston, MA.

Sharma HM. Butter oil (ghee) – Myths and facts. Indian J Clin Pract. 1990;1:31–2.

Shingala, K. M., Lunagariya, R. V., Mehta, B. M., Darji, V., & Aparnathi, K. (2019). Evaluation of cholesterol lowering property of selected herbs in ghee (heat clarified milk fat). Trends in Phytochemical Research3(3), 217-224.

Sserunjogi ML, Abrahamsen RK, Narvhus J. A review paper: Current knowledge of ghee and related products. Int Dairy J. 1998;8:677–88

Tirtha SS. Bayville, NY: Ayurveda Holistic Center Press; 1998. The Ayurveda Encyclopedia.

Join the Conversation

  1. Deniz Işık says:

    Ghee tereyağı gerçekten hem lezzet hem de yemek sonrası üzerinizde hissettiğiniz hafiflikle birlikte çok sağlıklı ve herkese tavsiye edeceğim bir yağ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Tüm Hakları Saklıdır. © Binoplus
Close